Ana Sayfa / Genel / Elmas ve İstanbul

Elmas ve İstanbul

Elmas, yadigâr olarak anılır, bilinir elmas mücevherler. Anneden kızına, ondan da kendi kızına kuşaktan kuşağa aktarılan elmas yüzükler, küpeler, kolye ve gerdanlıklar vardır. Ham elmas minerali çıkartıldıktan sonra yine kendi adını taşıyan “elmas kesim” çeşidiyle kesilir. Pırlanta kesimde olduğu gibi illa 57 faset(kesim yüzeyi) olmak zorunda değildir. İki fasetten başlar ve herhangi bir sayıda olur. Genelde kübik formlarda kesilir.

Elmas, 8 ayar kırmızı altın madeniyle kullanılır. Bu görüntü elmasa daha da eski ya da nostaljik bir görüntü yansıtır.

Dünya da birçok değerli örneğe sahiptir. Ancak tarihsel değeri olan elmaslar çok azdır. İstanbul’da bulunan Kaşıkçı Elması, Dünya’nın bilinen en ünlü yirmi iki elmasından biridir. Kaşıkçı elması hakkında farklı rivayetler mevcuttur.

İstanbul’da Elmas

Tarih çizgisinde, Osmanlı İmparatorluğu’na toprak kaybettiren ilk anlaşma olan ve gerileme dönemini başlatan Karlofça Antlaşması yapılmıştır. Yabancı ülkeler, topraklarımızda elçilikler açmaya başlamışlardır. Halk yine fakir, onlar için değişen bir şey yok. İşte yaklaşık olarak bu döneme denk gelir meşhur “Kaşıkçı Elması’nın” hikâyesi.

Kaşıkçı Elması

İstanbul, yıl 1699. Bir adam Eğrikapı çöplüğünde yuvarlak bir taşa rastlar. Ne olduğunu anlamaz ama parıltısı ve güzelliği ilgisini cezbeder. Adam, bir kaşıkçıya giderek, üç tahta kaşık karşılığında taşı takas eder. Kaşıkçı da taşı bir kuyumcuya göstererek, 10 akçeye satar. Taşın parıltısı kuyumcunun ilgisini çeker ve bunun değerli bir taş olduğunu düşünür. Kuyumcu, taşı uzman bir arkadaşına gösterir. Arkadaşı bunun, işlenmemiş ama oldukça kıymetli bir taş olduğunu söyler ve sus payı ister. Kuyumcu buna itiraz edince, aralarında bir kavga başlar.

İki arkadaşın arasındaki mesele, kuyumcubaşıya akseder. Kuyumcubaşı, ikisine de birer kese dolusu akçe vererek taşı ellerinden alır. Bu taşın iki kese akçeden çok daha fazla ettiğinin farkındadır kuyumcubaşı ve iki safı kandırmanın sevinci içindedir.

Ancak bu seferde olayı Sadrazam Köprülüzade Fazıl Ahmet Paşa duyar. Paşa,  taşı satın almak için hazırlanırken, olay nihayet padişahın kulağına gider. IV. Mehmet, bir hattı hümayun ile elması saraya getirtir. Eğrikapı Çöplüğü’nde bulunan taş işlenince ortaya 86 karatlık çok kıymetli, nadide bir elmas çıkar. Uyanık kuyumcubaşıya da bir kese altın ile kapıcıbaşılık rütbesi layık görülür.

Kaşıkçı Elması, şuan Topkapı Sarayı Müzesi’nde sergilenmektedir.  Gerçek olsun veya olmasın, elmas daima en güzel hikayelere konu olmuştur.

DİĞER YAZILAR

Baget Kesim Hakkında

  Pırlanta denildiğinde, akıllarda klasikleşmiş yaygın bir kesim beliriyor; bu da elbette şeklinden adını alan …

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.